31 Ağustos 2014 Pazar

Hıristiyanların üçleme yanılgısı -1


Hıristiyanların üçleme yanılgısı -1
Hz. Hızır (as) yüzyıllardan beri Ayasofya’da Mehdi (as) ile İsa Mesih’in namazı için bekler.

Bugün sizlere Hıristiyanların çok büyük bir yanılgısı olan üçlemeinancından bahsedeceğim. Hıristiyanlardaki tevhid inancı,Hz. İsa’nın göğe alınışı ve Hristiyanlığın putperest topraklara doğru yayılışının ardından değişime uğramıştır. Hz. İsa, Hristiyanlık dinine sonradan dahil edilen üçleme inancı sebebiyle ilah olarak görülmeye başlanmıştır. Bu batıl inançtaki Hristiyanlar, Yüce Allah’ın Zatının Hz. İsa’da bir insan olarak beden aldığını iddia etmeye başlamış ve bu inancı yaygınlaştırmışlardır.
Üçleme veya üçlü birlik inancı, “baba, oğul ve kutsal ruh”tan meydana geldiği öne sürülen üçlü bir Allah inancı anlamında kullanılmaktadır. (Allah’ı tenzih ederim) Hristiyanlık inancını değişikliğe uğratmak isteyen çeşitli kişiler, dönemin Roma İmparatoru Konstantin öncülüğü ve desteği ile kendilerine bu konuda Tevrat ve İncil’de geçen “Allah’ın oğlu” ifadelerini delil almışlardır. Hz. İsa’nın, Allah’ın gerçek oğlu olduğunu iddia etmiş ve ona ilahlık yakıştırması yapmışlardır. Oysa, Tevrat’ta ve İncil’de geçen “Allah’ın oğlu” ifadeleri, tüm iman edenlerin Allah’ın sevgili kulları olduğunun güzel bir ifadesidir. Matta İncil’inde bu gerçek, “Ne mutlu barışı sağlayanlara! Onlara Tanrı oğulları denecek” (Matta, 5:9) ifadesiyle açık olarak izah edilmiştir. Hz. İsa’ya yönelik kullanılan bu ifade de aynı anlamı taşımakta, İncil’de geçen “oğul” ifadesi Allah’ın biricik ve sevgili kulu anlamına gelmekte, Allah’ın gerçek oğlu anlamına hiçbir şekilde gelmemektedir.
Hristiyanlığa sonradan dahil edilmiş olan ve tevhid inancını yıkmaya yönelik bu yanlış ve oldukça tehlikeli iddia, zaman içinde Hristiyanlık dininin en büyük gereği ve şartı haline getirilmiş ve hatta bu inanca uymayanlar dinden çıkmış kişiler olarak görülmüşlerdir. Bu, üçlemeyi savunan bazı rahiplerin öncülüğünde adeta bir baskı ve dayatma yöntemi ile toplumlara kabul ettirilmeye çalışılmış, Hristiyanlık dinine zorla dahil edilmiştir. Üçleme inancına karşı çıkanlar ciddi şekilde cezalandırılmış, ülkelerinden sürülmüş, hatta öldürülmüşlerdir.
Şunu önemle vurgulamak gerekir: Hristiyanlığa sonradan dahil edilmiş üçleme inancı ya da bir kısım Hristiyanların tabiriyle üçlü birlik inancı, ne Tevrat’ta ne de İncil’de yer almaktadır. İncil’in hiçbir yerinde üçleme ifadesi geçmemektedir, fakat buna rağmen üçleme dinin şartı gibi görülmektedir. Oysa dinin şartı olarak dayatılan ve Hz. İsa (as)’ı Allah’ın oğlu olarak göstermeye çalışan bu inanç çok büyük bir yanılgı ve çok büyük bir tehlikedir. Hristiyan kardeşlerimizin çoğunluğu bu tehlikenin boyutlarını tam bilmemektedirler. Yüce AllahKuran’da, bu tehlikenin büyüklüğünü şöyle tarif eder:
Rahman çocuk edinmiştir” dediler. Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup-geldiniz. NEREDEYSE BUNDAN DOLAYI, GÖKLER PARAMPARÇA OLACAK, YER ÇATLAYACAK VE DAĞLAR YIKILIP GÖÇECEKTİ. Rahman adına çocuk öne sürdüklerinden (ötürü bunlar olacaktı.) Rahman (olan Allah)a çocuk edinmek yaraşmaz. Göklerde ve yerde olan (herkesin ve herşeyin) tümü Rahman (olan Allah)a, yalnızca kul olarak gelecektir. (Meryem Suresi, 88-93)
Hz. İsa 4
Allah bu cesareti, bundan dolayı neredeyse göklerin paramparça olacağı ve dağların yıkılıp göçeceği büyük bir cesaret olarak nitelendirmektedir. Samimi Hristiyanların, Allah’ı gazaplandıran bu büyük tehlikeyi mutlaka görmeleri gerekir. İncil’e asırlar sonra eklenmiş ve tüm tepkilere rağmen, büyük bir fitne ortamı içinde, dayatma yoluyla kabul ettirilmeye çalışılmış üçleme inancının aslında gerçek İncil ile tamamen çeliştiğini fark etmeleri gerekir. Dogmalardan kurtulup akılcı değerlendirmeleri gerekir.
Hz. İsa 2

Elbette “tehlikeyi görün” demek, hayatı boyunca yalnızca üçleme eğitimi almış olan bir Hristiyan için yeterli bir izah olmayabilir. İşte bu yüzden üçleme iddiasının ve bunun gibi Hristiyanlık inancına sonradan girmiş olduğu muhtemel konuların açıklamasının detaylı, İncil sözlerinin ışığında ve delillerle yapılması gerekir. Yazımın diğer bölümünde üçleme inancının İncil’e ve Hristiyanlık inancına nasıl sonradan dahil edildiğine değineceğim.
“Allah çocuk edindi” dediler. O, (bundan) Yücedir; O, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Kendinizde buna ilişkin bir delil de yoktur. Allah’a karşı bilmeyeceğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? (Yunus Suresi, 68)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder