31 Ağustos 2014 Pazar

Çok başlı alimler topluluğu Gazze’deki çatışmaları durdurabiliyor mu?


Çok başlı alimler topluluğu Gazze’deki çatışmaları durdurabiliyor mu?
Ortadoğuda dökülen kan ancak Türk İslam Birliği ile durur.

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarında ölenlerin sayısı gittikçe yükseliyor. İsrail, Cumartesi sabahı yaptığı açıklamada operasyonların başlamasından bu yana 1160 hedefin vurulduğunu, Hamas'ın ilk dört gün içinde 689 roket fırlattığını bildirdi. Filistinli yetkililer ise İsrail'in saldırılarında 121 Filistinli'nin öldüğünü duyurdu. Filistin Yönetimi Sağlık Bakanı 750 kişinin de yaralandığını söylerken, Birleşmiş Milletler'e göre; bugüne kadar ölenlerin yüzde 77'si sivillerden oluşuyor. Hiç durmaksızın devam eden saldırılar yüzünden her gün zavallı masum kadınlar ve çocuklar göz göre göre ölüme terk ediliyor. Tüm Müslüman alemi de gözlerinin önünde yaşanan bu zulmü sessizce ve sakince seyrediyor. Allah Kuran’da tüm Müslüman alemini zavallı kadınlara ve çocuklara yardım etmeye çağırmıyor mu?
Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler,  kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)
Bakın Allah ayetinde “bize Katından bir veli gönder, bize Katından bir yardım eden yolla” diyen Müslümanlardan bahsediyor. İşte Allah Katından gönderilecek bu veli Hz. Mehdi’dir. O Müslümanların başına geçip bu zulmü dağıtacaktır. Şu anda yaşanan bu büyük zulüm Müslümanların başında bir lider olmamasından kaynaklanıyor.
Diyorlar ki çok başlı alimler topluluğu ile biz İslam alemini idare ederiz. Bu çok başlı alimler Gazze’deki, Filistin’deki, Doğu Türkistan’daki, Arakan’daki, Afganistan’daki, Irak’daki Müslümanların ezilmesini, şehit edilmesini, kırıp geçirilmesini, yurtlarından sürülmelerini engelleyebiliyorlar mı? Hayır. Tam tersine dünya zulümle dolup taşıyor, her geçen gün şehit sayısı katlandıkça katlanıyor. Her zaman söylüyoruz, başta bir topluluk değil, tek bir kişi olması lazım. O tek kişi, yani İslam aleminin lideri kendi aralarında seçecekleri bir kişi olmaz. Allah’ın seçtiği, özel ilim verdiği bir kişi olması lazım. Bu da Muhammed Mehdi’dir. “Biz göremiyoruz, biz duyamıyoruz, biz anlayamıyoruz” diyen Müslüman alemine Allah mutlaka bu gerçeği anlatacaktır.  Müslüman alemi bir lider ihtiyacını görmezden geldiği için çok zor duruma düşüyor. Müslüman alemi ne kadar ihtiyaç içinde olduğunu, bir lidere bağlanmazsa bu zulüm ortamından asla kurtulamayacağını anlayıncaya kadar da bu durum devam edecek.
Müslümanların bu konuda direnmesinin bir alemi yok. Bakın bütün İslam alimleri bir araya gelip İslam Birliği hakkında sempozyuma katılıyorlar, hepsi bu toplantıda uyuyor. Müslümanların Birliği ve sorunlarının çözümü için dünyaca ünlü alimler sürekli bir araya geliyor. “İman, akıl ve bilim üzerine kurulu bir rönesans istiyoruz” diyorlar. Fakat sempozyumun ardından herkes sakince kendi ülkesine dağılıyor. Bu arada Gazze’nin üzerine bombalar yağmaya devam ediyor, değişen hiçbir şey ama hiçbir şey olmuyor. Yine Müslümanlar sabah vakti siren sesleriyle, bomba sesleriyle yataklarından fırlıyor. Yetim kalan çocuklar sokaklarda acı içinde haykırıyor.
Şu anda İslam aleminde on binlerce cemaat, hizip, fırka sadece kendisini haklı görüp diğerini düşman biliyor. Şiiler, Sunniler, Caferiler sadece kendi mezheplerine uyup diğerlerini asla kabul etmiyor. Müslümanlar arasında çok büyük bir fitne, çok büyük bir ayrılık var. Açıkça görüldüğü gibi Müslümanların tek düşmanı başlarına yağan bombalar değil, kendi aralarında da çok büyük bir nifak var. Kendi elleriyle kendi kardeşlerini şehit ediyorlar. Kendilerinden olmayanları dışlayıp onlara tüm dünyanın gözü önünde eziyet ediyorlar. Bu mezhep ayrılıklarını, Müslümanların arasındaki ezeli düşmanlığı bitirecek olan da Hz. Mehdi’dir. Hz. Mehdi hiç bir mezhebe bağlı olmayacak, dini aslına, Kuran’a döndürecektir.
Müslüman aleminin tek kurtuluşu en büyük en büyük müctehid, en büyük müceddid ve hakim olan bir manevi liderin etrafında, yani Hz. Mehdi’nin liderliğinde birleşmektir. Aksi taktirde kurtuluş ve İslam’ın dünya hakimiyeti mümkün değildir. Müslümanlar artık daha vakit kaybetmeden bu gerçeği görmeli ve ona göre hareket etmelidir.
MASUM İNSANLAR KATLOLUNCAYA KADAR Mehdi (as) çıkmayacak ve katliamlara yerde ve göktekiler, artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder